4 Ağustos 2014 Pazartesi

Gitsek buralardan bir köye yerleşsek…



Aslında bir yandan dünyayı karış karış gezmek istiyorum ama dürüst olmak lazım yalnız yapılacak iş değil.  Eh bu saatten sonra benim kadar okuyan, düşünen, sorgulayan, araştıran ve hayretler içinde dünya bakan bir yoldaş bulamayacağıma göre iyisi mi bir köye yerleşmeli.

Şöyle ormana yakın küçük bir arazi bulmalı.  Üzerine el emeği göz nuru kerpiçten ottan çöpten bir ev yapmalı.  Mutfağı olmalı bahçeye bakan.  Kuzine olmalı tam ortasında evin. Kocaman pencereleri olmalı.  Bir kedi bir köpek eşlik etmeli hayatına.  2-3 keçi, 4-5 tavuk tabii bir de horoz.  Bahçede domates ekmelisin, salatalık biber artık mevsim ne verirse sana. Taze soğanın olmalı her daim.  Tahta bir çitin olmalı sınırlarını belirleyen.  Ev küçük olmalı uyku için bir küçük oda, salonda bir koltuk ve kütüphane.  Bütün kitapların ortada olmalı, her an elinin altında. Bahçede bir koltuk olmalı, tam ortada, bir de şemsiye.  Tek elektrikli aletin buzdolabı olmalı.  Küçük ama şarabın ve suyun soğuk kalsın diye.  Her şeyi taze yemelisin. Bahçede bir de odun fırını olmalı. Sabah erkenden kalkmalısın, bahçeyi sulayıp ekmek yapmalısın.  Sonra ocakta pişirdiğin kahveni içersin bir sigara eşliğinde.  Ormanda dolaşırsın biraz, belki mantar ve böğürtlen toplarsın.   Gelir yemek için bir şeyler koparırsın bahçeden, yazsa patlıcan kabak, kışsa ne bileyim ıspanak ve karnabahar.  Yemek pişirsin toprak güveçte.  Biraz kitap okursun gölgede.  Sonra uyuklarsın kapılar açık, cereyan yapan yerde.  Köpek yabancıdan kedi yılandan korur.  Uyanır biraz bahçeyle ilgilenirsin.  Yemek yersin, yine kitap okursun. 

Bahçede oturur şarabını yudumlarsın kafanda düşünceler. Geç olmadan uyursun. Temiz orman havası, için rahat.  Patronun olmaz, çalışanın olmaz.  Saatlerini satmazsın. Giyimini umursamazsın. Destek verenin olmaz köstek olanın da.  Saçlarını kendin kesersin boyamazsın, beyazın olmaz.  İnsanlara hesap vermezsin. Kadın ya da erkek olduğun fark etmez.  Tacize, haksızlığa uğramazsın.  Kimseden sorumlu olmazsın kimse de senden.  Aynı terlikle senelerce gezersin bazen terlik de giymezsin. Ellerinde nasırlar olur bahçeyi çapalamaktan umursamazsın.  Sadece okursun, yazarsın, düşünürsün, bahçe çapalarsın, sularsın, toplarsın.  Gece gökyüzüne bakarsın, yıldızlar üstüne düşer aldırmazsın.  Ağlasan duyulmaz, kahkaha atsan yargılanmaz.  Yaşarsın işte.  Toprağa basarsın, ağaca sarılırsın, kimseler aldırmaz.  Nefes alırsın belki, huzur bulursun.  Durursun istediğin kadar, koşmazsın, acelen yoktur sadece senin hayatındır yaşadığın, kimse dikte etmez.  İster sabaha kadar oturursun ister erkenden uyuyakalırsın. Alarm kurmazsın, telefon almazsın, televizyonun olmaz, kredin olmaz, faturaların olmaz.  Canın sıkılınca kitap okursun gene, o da olmadı yazarsın….

Kendi hayatını yaşarsın, kendi hikayeni yazarsın….

Nefes alırsın, gökyüzüne bakarsın her şey senindir, kimseye eyvallah etmezsin.

Doğaya taparsın, Allahın olmaz.

Yolunda yürürsün, pusulan olmaz.

Sadece kendin için yaşarsın…

Gitmek lazım buralardan, boğulmadan, ölmeden, delirmeden….

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder