Beyler!
Size iki çift lafım var.
Bizi kendinizle eşit görüyorsunuz ya, görmeyin. Hani otobüste görgü kurallarına göre kadınlara yer verilmesi gerekirken siz eşitiz biz kalkmayız diyorsunuz ya, demeyin. Kalkmayın ama kendi kabalığınızdan kalkmayın, eşitlikçiliğinizden değil.
Sanıyorsunuz ya aynı işleri yapıyoruz, aynı yerlerde aynı seviylerde çalışıyoruz, aynı değerde görülüyoruz? Yanlış!
Kadınlar, işte, sokakta ve hayatta, tutunmak için sizin on katınız çaba harcıyorlar.
Kadın olmak demek, anne olmak değil.
Fedakar olmak değil.
Eş olmak değil.
Koruyucu, birleştirici olmak değil.
Kadın olmak demek kurucu olmak demek. Aileyi kadın kuruyor.
Evi, dengeyi, ekonomiyi, saygıyı kadın kuruyor. Var olan her şeyi kadın kuruyor.
Ne var ki, kadın iş hayatında aynı seviyede çalıştığı erkeklerden az maaş alıyor, sadece kendinin değil ona güvenen herkesin duygusal yükünü taşıyor, çocukları için daima kendini parçalıyor, çocuğu yoksa olsun diye parçalıyor, çocuk istemiyorsa insanlar onu anlasın diye parçalıyor, hava karardıktan sonra sokakta yürümekten korkuyor, kafayı her şeye yormaktan gelişemeyen fiziksel gücünün eksikliğinden her türlü pisliğe göz yumuyor, kendini çocukları, ailesi için feda edebiliyor, bir hayat boyu istediği hiçbir şeyi yapamadan ölüp gidiyor ve insanlar sanıyorlar ki ona sahip olabilirler.
Biz işe giderken size güzel görünelim diye sürmüyoruz o rimeli, ruju.
Onlar savaş boyalarımız bizim.
Sizin dünyanızda yerimiz bulmak için verdiğimiz savaşın! Görünmeyelim diye! İçimizden akan şefkati sevgiyi görüp de kullanmayın diye!
Her şeyi sevmeyi biliyoruz, başarıyoruz çünkü biz. Sizi bile... Karınızı çocuklarından ayırmakla tehdit ettiğiniz zaman, sizi seven bir kadını aldatıp şerefini iki paralıp ettiğiniz zaman, elinizi kaldırdığınız zaman, çocuklarınızı unutup kendi hayatınıza daldığınız zaman, doğumgünümüzü unuttuğunuz zaman, arkadaşlarınızın yanında bizi aşağılayan espriler yaptığınız zaman, pis çoraplarınızı yere attığınız zaman ve daha ne zamanlarda...
Biz de biliriz sopa sallamayı, kafa göz yarmayı... Hadi biri saldırsın bakalım çocuklarımıza ne yapıyoruz? Anne kuvveti denen bir şey var. Ama herkesi korumak, kollamak istiyoruz ve yalnız kalmamak istiyoruz.
Biz eşit değiliz ve gece yolda yalnız yürüyebilene kadar, kısa etekle gezdiğimizde aç kurt bakışlarınızdan kurtulana kadar, zekamızla, becerimizle, yeteneğimizle ve çalışmamızla kabul edilene kadar, beraber çalıştığımız erkekler kadar maaş alana kadar, çocuklar, bulaşıklar, yemek, çöp, çamaşır, ütü sadece bizim işimiz olmaktan çıkana kadar, ve bize tek el dahi kalkmayana kadar da eşit olmayacağız.
Aynı değiliz biz!
Bizim yaptığımız her şey bize kalır, kucağımızda kalır...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder